Posts Tagged ‘zorunlu deprem sigortası’

DASK Nedir?

Eylül 2nd, 2009 by admin | No Comments | Filed in Doğal Afetler

DASK; Doğal Afet Sigortalar Kurumu kısaltmasıdır. Bu kurum 27.12.1999 tarihinde Doğal Afetlere Karşı Alınacak Önlemler ve Doğal Afetler Nedeni ile Doğan Zararların Giderilmesi için Yapılacak Düzenlemeler Hakkında Yetki Kanununun verdiği yetkiye dayanarak; “Zorunlu Deprem Sigortasına Dair Kanun Hükmünde Kararname” olarak resmi gazetede yayınlanmış ve yürürlüğe girmiştir.

Doğal Afetler Sigortalar Kurumu (DASK); kamu tüzel kişiliğin haiz, kar amacı gütmeyen ve işlerini tamamen sigorta tekniğine uygun olarak yürüten bir kurumdur. DASK, 7 kişilik yönetim kurulu tarafından idare edilmekte ve Doğal Afetler Sigortalar Kurumu, Hazine Müsteşarlığı tarafından denetlenmektedir.

Doğal Afetler Sigortalar Kurumu’nun Kurulma Amaçları:

1) Bütün konutları deprem felaketine karşı sigorta güvencesi altına almak.

2) Deprem Afetlerinden oluşacak mali hasarların yükünü sigorta yolu ile reasürans piyasalarına dağıtmak.

3) Devletin depremlerden kaynaklanan mali yükünü azaltmak.

4) Ülkemizde daha sağlıklı yapıların inşa edilebilmesi için, yapı üretimlerinde DASK’ı bir araç olarak kullanmak.

5) Deprem hasarlarının karşılanması için, uzun vadeli kaynak birikimi elde etmek.

6) Toplumda sigorta ve sigortacılık bilincinin gerçekleşmesine katkıda bulunmak.

Doğal Afet Sigortalar Kurumu (DASK) hakkında daha fazla bilgi almak için; DASK’ın resmi sitesini inceleyebilirsiniz. DASK’ın sitesinde konu ile ilgili bir çok açıklayıcı yazı bulunmaktadır. Doğal Afet Sigortalar Kurumu internet sitesine bağlanmak için, aşağıdaki linki tıklayınız.

DASK

Tags: , , , , ,

Doğal Afet Sigortası İhmal Edilmemeli

Eylül 1st, 2009 by admin | 2 Comments | Filed in Doğal Afetler

Doğal Afetlerin en sık görüldüğü ülkelerden biri olan Türkiye ne yazık ki, Doğal Afet Sigortası konusunda da gündemden düşmüyor. Doğal Afetler hakkında yeterince bilgi sahibi olamamamız bir yana, doğamızı koruyamamamız ve sonucunda Doğal Afetlere yine kendimiz izin vermemiz bir yana, bir de doğal afetler olaylarına karşı hiçbir önlem almamaktayız.

Türkiye’de Depremlerin üst üste yaşandığı 99 senesinde, yürürlüğü neticelendirilen; Doğal Afet Sigortalar Kanunu bir türlü istenilen ilgi ve alakayı görmemiştir. Doğal Afet olaylarına karşı önlem almamız gerektiğine dikkat çeken yetkililer, bu konuda bilgilendirme çalışmalarına da hız vermiş durumdadır. Doğal Afet Sigortası için; sigorta primi, vergi, resim ve harç gibi giderleri muaf bırakılması ile Doğal Afet Sigortası yaptıran vatandaşlarımızın sayısında artış olacağı bekleniliyordu. Yetkililer yaptıkları açıklamalarda, konu hakkında beklenilen artışın gelmemesi ve insanların doğal afet olaylarına çok duyarsız olmasından yakınmaktadır.

Hep dediğimiz gibi Doğal Afetler önüne geçilmeyecek olaylar değildir. Ancak bu konularda ki ilgisizlik ve duyarsızlık, bu gibi afet olaylarını çok önemli neticeler doğurmasına neden olmaktadır. Doğal Afet Sigortası, Doğal Afet gelemeden önce yapılmalı ve bu gibi olaylar iş işten geçtikten sonra önem arz etmemelidir.

Bugün Deprem olabilir, yarın Deprem olabilir. Evet bu doğanın bir kanunu ve bunun önüne maalesef ki geçemeyiz. Ancak Deprem’den göreceğiniz hasar alacağınız küçük bir önlem ile ortadan kalkabilir. İşte bu yüzden Doğal Afet Sigortası İhmal Edilmemeli. Ve her zaman yaptığımız gibi, iş işten geçtikten sonra ahlar, vahlar edilmemelidir.

Doğal Afetler hakkında bilgilendirme sitemizde, bundan sonra bu gibi konulara da yer vereceğiz. Bundan sonraki yazılarımızda, zorunlu deprem sigortası ve diğer doğal afet sigortalarını beraber inceleyeceğimiz tarzda yazılar yayınlayacağız. Doğal Afet Sigortası hakkında daha fazla bilgi almak için, Doğal Afet Sigortalar Kurumu (DASK)’ın sitesini ziyaret ediniz. Doğal Afet Sigortalar Kurumu sitesine yönlenmek için, aşağıdaki linke tıklamanız yeterlidir.

Doğal Afet Sigortalar Kurumu ( DASK)

Tags: , , , , , ,

Deprem Gerçeği ve Depremzede Anısı II

Temmuz 8th, 2009 by admin | 4 Comments | Filed in Deprem

Ve 12 kasım 1999

Gündüz okul derslerimden sonra, öğretmenler lokaline uğradım. Akşam yine aynı saatlerde özel ödepremzedeğrencim olacaktı. Kapıya yakın bir masada arkadaşlarla sohbet ediyorduk. Aman Allah’ım birden büyük bir patlamaya benzer bir ses ve elektrik kesilmesi ile kendimi nasıl oldu bilmiyorum kapının önünde buldum. İlk önce tüp patlaması sandım. Deprem ,deprem çığlıkları ile ne olduğunu anlamaya çalışıyordum. Karşımdaki binanın çok büyük bir gürültüyle yıkılmasını adeta seyrettim. Dilim tutulmuştu. Çok korkuyordum. Sanırım kıyamet dedikleri şey buydu. Şahadet getirmeye başladım. Bitmek bilmiyordu. Ortalığı insan çığlıkları kaplamıştı. Allah kimseye yaşatmasın…

Kelimeler kifayet etmez, o anki duygularımı anlatmaya. Sanki bir yıl geçmiş gibi oldu. Birden çocuklarım olduğunu hatırladım. Ne yapacağımı bilemiyordum. Her şeyi göze aldım arabamı çalıştırdım. Allah ne verdiyse gaza basıyordum. Nerden, hangi caddeden gittiğimi bilmiyordum. Evimizin önüne geldim. Herkes sokakta. Eşimi ve çocuklarımı arıyordum. Karanlıklar arasında. Herkes ağlıyor. Telefonlar çalışmıyor. Hava sıcak ve karanlık.

Derken eşimi ve kızımı buldum. Ve diyebilirim ki dünyanın en mutlu insanı bendim o an. Kızımız yanımızda. Feryat ediyorduk oğlumuz yoktu. Neden sonra dershanede olduğunu hatırladık. Sağa sola koşuştururken,oğlumun çığlıkları ile kavuştuk. Nasıl sarmaş dolaştık. Ne kadar mutluyduk ve şükrediyorduk Allah’ımıza, bizi birbirimizden ayırmadığı için…

Yakınlarımıza ulaşmak için sürekli telefonla uğraşıyor, ama ulaşamıyorduk. Derken cep telefonumun şarjı da bitti. Şimdiki aklım olsa asla yapmayacağım bir şey yaptım. O karanlıkta eve çıktım ve eşimin telefonunu aldım. Aslında en yanlış işi yapıyordum. Ama bir yakına ulaşmanın başka yolu yoktu o an için. Şimdiki aklımla asla çıkmazdım. Zaten mantığın olmadığı, sağlıklı düşünemediğimiz anlardı..

O an aklıma 17 ağustos depremi geldi. Onu Akçay da yaşamış. Televizyon ve basın yolu ile takip etmiştik. Çok üzüldük ağladık ama depremi yaşamak başka bir şey anlatılmıyor. Allah kimseye yaşatmasın. Televizyonlar da seyretmekle yaşamak çok farklı bir şey… Ya göçük altında kalanlar. Düşünmek bile istemiyorum…

depremve-depremzedelerO Gece bir arkadaşların evinin bahçesine yaktığımız ateş etrafında hem üşümemeye hem de sağdan soldan haberler almaya çalışıyorduk. Depremin Düzce, Kaynaşlı merkezli olduğunu ve 7.8 şiddetinde olduğunu öğrendik. Sonra Adapazarı depreminden sonra yaşadıklarımızı hatırladım. O depremde biz sadece üzülüyorduk. Depremi yaşamak, başka bir şeymiş. Kısaca ‘’ateş düştüğü yeri yakıyormuş’’

Sonrası mı? Sonrasını bütün Türkiye konuştu, seyretti zaten. Tedbirler çözüm yolları… Daha fazla uzatmaya da gerek yok. O yıllar herkes deprem uzmanıydı, inşaat mühendisi idi. Şimdilerde ise, gene unuttuk depremi, bir tek sevdiklerini, mallarını kaybedenler unutmadı. Gerisi gene bir haber depremden ve bizleri bekleyen deprem felaketleri için alınacak tedbirlerden…

Evet, deprem bir felaket ve bu dünyanın bir hareketi, doğanın bizlere sunduğu bir acı. Yarınlarda da deprem olacaktır. Önemli olan her an deprem olacakmış gibi hazırlıklı olmak. Binalarımızı teknolojinin şartlarına göre yapmak. Devlet zorunlu deprem kanunu (dask) çıkardı. Peki üstümüze düşeni şimdi yapıyor muyuz?

Toplum olarak biraz duyarsız bir toplumuz. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyoruz. Yılan dokununca da nerde bu devlet feryatları atıyoruz. Deprem bu dünyanın bir gerçeği. Önemli olan tedbirli olmak. Lafım herkese değil ama Türkiye’nin büyük çoğunluğunda yapılan binalar, gerçektende hatalı ve yanlış uygulamalarla dolu. İnsanlar bir kat daha fazla alabilmek için, deprem nedir gene unuttular… Gittiler… Unutturdular…

Hayat yine devam ediyor. Bu yazıyı içimden geldiği gibi yazdım.Siteyi incelerken çok hoşuma gitti. Acaba benimde bir katkım olur mu? diye düşünüp bir şeyler yazmaya çalıştım. Site yöneticileri yayınlamaya layık görüp yayınlarlarsa onların hizmetine benimde bir kaşık tuzum oldu diye sevinirim.

Başarılarınızın devamını dilerim… K.T

deprem

Tags: , , , , , ,