Posts Tagged ‘Orman’

En Fazla Orman Yangını Olan Ülkeler

Ağustos 29th, 2009 by admin | 3 Comments | Filed in Orman

Ülkemizde özellikler yaz aylarında etkisi giderek artan orman yangınları, her gün başka bir Afet ve üzücü haberle görmekteyiz. Her gün farklı bir yerde ormanlarımız kül olurken, orman yangınlarının sayısının giderek artması olayı çok tehlikeli bir boyuta taşımaktadır.

Ülkemiz deki orman yangınları Avrupa’da bile yankı uyandıracak niteliğe kavuştu. Türkiye; Orman Yangınları bakımından Avrupa’nın en fazla sayıda orman yangını olan ülkesi oldu. Bu başarıyı Canı Yürekten Tebrik Ediyoruz!

En fazla orman yangını görünen ülke olmayı başardığımız gibi, Avrupa’da orman yangınlarından en ağır hasarı alan ülke olmayı da başarmış durumdayız. 2008 yılında Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezinin yayınlarında 1. sıradaki ülke yine Türkiye idi. Bu başarımızı 2009 yılında da sürdürerek, Avrupa’nın en çok orman yakan ülkesi olmayı yine başardık.

Türkiye’de Orman Yangınları ve Diğer Yangınlarla mücadelede; 933 itfaiye aracı, 161 buldozer, 144 su tankı, 128 greyder, 111 treyler, 72 su tankı, 82 karavan, 366 motorlu araç, 717 motosiklet, 6 yönetim helikopteri, 13 kiralık helikopter, 15 dromader söndürme uçağı, 2 CL-215 Canadair uçağı kullanılıyor. Bu sayıyı az bulanlarda var, yeterli bulanlarda var. Ancak yangınla mücadelede kullanılan araç sayısına bakıldığı zaman, Türkiye Avrupa ülkelerine göre çok da az sayıda araç ve personel çalıştırıyor diyemeyiz. Evet bu birazda yüz ölçümü ile alakalı ancak, gerçekten yangınla mücadelede çalışan personel ve araç sayımız çok az demek yanlış olur.

Geriye, Türkiye’de ormanların çok fazla yanması gerçeği kalıyor. İşte Türkiye ve diğer Avrupa ülkelerinden gelen orman yangını verileri;

2008 yılında Türkiye’de ki Orman Yangını: 20135 adet ve 27848 hektar alan orman yangınları nedeni ile tahrip oldu.
2008 yılında Yunanistan’da ki Orman Yangını: 24573 hektar
2008 yılında İtalya’da ki Orman Yangını: 24449 hektar

Bu 3 ülke, Avrupa’da en fazla orman yangını yaşan 3 ülke. Bu üç veri bizlere gösteriyor ki, orman yangınlarında çok önemli olan bir faktör daha var.

Akdeniz İklimi yapısı gereği özellikle yaz aylarında çok kurak ve sıcak bir iklim tipidir. İşte bu gerçek gerekli önlemlerin alınmaması ile beraberinde ormanlarımızı yakmaya devam ediyor. Bu iklim kuşağındaki ülkelerde çıkan orman yangınlarının sayısı bu yüzden Avrupa’nın ilk üçünü oluşturmaktadır.

Biz her orman yangınında yine yaktılar ormanlarımızı diye düşüneduralım, bu bölgedeki ormanlarımızın neden yandığını bile bilmeden hareket edelim ve orman yangınlarına karşı alınacak hiçbir önlemi bilmeyelim. Yıllardır Türkiye’de bu gibi Afet olaylarında izlenilen politikaya devam edelim. Hep suçu başkalarının üzerine atarak, kendimiz hiçbir şey yapmadan sadece suçlayarak ve yanan ormanları gördükçe üzülerek izlemeye devam edelim.

orman-yangini

Sitemizin Orman Kategorisinde daha önce Orman Yangınlarını Önlemek İçin Alınacak Tedbirler isimli bir makale yayınlamış ve orman yangınlarını en aza indirgemenin yollarından bahsetmiştik. Bu yazımızı incelemek için yazının sonundaki linke tıklamanız yeterli olacaktır. Orman Yangınlarını Önlemek için Alınacak Tedbirler.

Tags: , , , , ,

Akdeniz Ormanları

Ağustos 23rd, 2009 by admin | No Comments | Filed in Orman

Akdeniz Bölgesinde yetişen ormanlar, sıcaklık isteği fazla olan ormanlardır. Akdeniz kıyılarının 600akdeniz-ormanlari-800 metreye kadar olan bölümü, iğne yapraklı kızılçam ormanları ile kaplıdır. Akdeniz Bölgesi, kıyıdan içeriye doğru girildikçe, kıyıya paralel yüksek dağlarla çevrili olduğu için; bölgenin kıyı tarafından içerlere doğru girildikçe, ormanlar değişiklik göstermektedir. Bölgenin iç kısmında yüksekliğin 800-2000 metre olduğu bölümlerde, karaçam ormanları bulunmaktadır. Akdeniz Bölgesinin iç kısımları; yazın serin, kışın ise karlıdır. Karaçam Ormanları bu iklim tipine en rahat ayak uyduran ormanlar olduğu için, bölgenin bu bölümünün tamamı bu ormanlar ile kaplıdır. Ayrıca Akdeniz Bölgesinin yüksek platolarında da karaçam ormanları görülmektedir.

İç Batı Anadolu’daki platolarında ise, meşe ormanları görülür. Akdeniz kıyı kuşağında, Toros Dağları boyunca 1000 metreye kadar olan kesimlerde ışık ve Sıçaklık isteği fazla olan, kuraklığa dayanıklı, Kızılçam Ormanları görülmektedir. Kızılçam ormanları yüksekliğin 1500 metreye kadar olan bölümlerinde hakim olarak görülür. Bölgede eskiden çok yaygın olan kızılçam ormanlarının büyük bir bölümü insanlar tarafından tahrip edilmiştir ve edilmektedir. Bu kıyı şeridinde tahrip olan kızılçam ormanlarının yeri, maki bitki örtüsü ile kaplanmaktadır. Yeşil görünümlü bu makiler, son yıllarda özellikler Akdeniz kıyılarının büyük bir çoğunluğunu oluşturmaktadır.

kizilcam-ormanlari

NOT: Makiler orman cinsi değildir. Tahrip edilen ormanların yerine yetişen bitki örtüsü olarak nitelendirmek daha doğrudur. Yıllardır Akdeniz Bölgesi ormanları denilince akıla gelen makiler. Aslında bölgedeki Kızılçam ormanlarının tahribatı sonucu ortaya çıkmış bitki topluluklarıdır.

Türkiye Orman bakımından çok zengin bir ülkedir. Ancak bu “ülkedir” kelimesi yerini “ülkeydi” kelimesine bırakmak üzere olduğu gerçeği asla unutulmamalıdır. İşte bu yüzden ormanlarımıza sahip çıkalım ve onları koruyalım. Çünkü bir ülkenin ormanları, o ülkenin ciğerleridir. Ve Ormanlar EROZYON ile mücadelede tek  silahımızdır.

Tags: , , , , , ,

Bozkır Bitki Örtüsü

Ağustos 22nd, 2009 by admin | 1 Comment | Filed in Bitki

bozkir

Bozkır kuraklığa çok dayanıklı bir bitki örtüsüdür. Bu yüzden genellikle, ağaçların olmadığı bölgelerde görülmektedir. Çünkü bozkır bitki örtüsü, yağışların ağaçların yetişmesine izin vermeyeceği kadar az olduğu yerlerde görülmektedir. Bu sebepten dolayı bozkır ve ağaç bitki örtülerini yan yana görmemiz nerede ise imkansızdır.

Bozkır otsu bir bitkidir. Çalılı ve dikenli görünümü ilen tanınan bozkır, ülkemizde karasal iklim koşullarının hakim olduğu yerlerde görülmektedir. İç Anadolu Bölgesi Başta olmak üzere, Türkiye’nin bir çok karasal iklimin hakim olduğu bölgesinde bozkır bitkisi görülmektedir. Bozkır bitkisi yazları kuruyarak sapsarı bir görünüme bürünürler. Bu sayede soğuk ve kuraklığa çok iyi bir şekilde adapte olurlar.

Bozkırları oluşturan başlıca ot türleri; geven, koyun yumağı, kekik, gelincik, peygamber çiçeği, kılıç otu ve yavşan otudur.

Bozkırlar Üç Ana Grup Halinde İncelenilebilir. Bunlar;

1) Antropojen Bozkır: Ülkemizde bu tip bozkırlar, İç Anadolu ve Güney Doğu Anadolu’da görülmektedir. Daha önce bu bölgelerde yaşayan ve büyük çoğunluğu meşe ağaç topluluğundan oluşan ormanların tahribi sonucu yetişmiş bozkır türlerinin genel ismidir. Ülkemizde en az görülen bozkır grubu antropojen bozkırlardır.

2) Doğal Bozkırlar: Doğal bozkırlar ülkemizdeki bozkır bitki örtüsü alanlarının %80’ine sahiptir. Ülkemizde en çok görünen bozkır cinsi olan doğal bozkırlar; İç Anadolu, Güney Anadolu ve Doğu Anadolu Bölgelerimizde, alçak ovalarda görülmektedir. Doğal bozkırların yapısı gereği, bahar aylarında yeşeren bir bitkidir. Bu bitki sonbaharla beraber sararır ve tüm yaz mevsimi boyunca sarı rengini muhafaza eder.

3) Uzun Boylu Bozkırlar: Diğer bir ismi dağ bozkırı olan bu bitkiler, ağaç görünümünü andıran uzun boylu otsu bitkilerdir. Ülkemizde Doğu Anadolu bölgesinde, orman sınırının başladığı yüksekliğe kadar yetişmektedirler. Doğu Anadolu Bölgesi’nde Elbistan ve Malatya ovaları uzun boylu bozkır bitki örtüsü ile kaplı ovalardır.

bozkir-bitki-ortusu

Tags: , , , , , , ,

Karadeniz Ormanları

Ağustos 19th, 2009 by admin | 1 Comment | Filed in Orman

ormanlarKaradeniz Bölgesi, ağaç ve orman bakımından en zengin bölgemizdir. Bölge boyunca uzanan ve kıyıya paralel olan Kuzey Anadolu Dağları, 30 – 40 çeşit farklı ağaç cinsine ev sahipliği yapmaktadır. Ayrıca Karadeniz bölgesinde bir çok farklı cins otta yetişmektedir. Karadeniz Bölgesi, Türkiye’nin en yeşil ve oksijen bakımından en zengin bölgesidir.

Karadeniz Bölgesinde geniş yapraklı ve iğne yapraklı olmak üzere iki çeşit orman bulunmaktadır. Kuzey Anadolu Dağlarının, 1000 metreye kadar olan yamaçlarında, geniş yapraklı ormanlar görülür. Nemli ve ılıman iklim şartlarına adapte olan bu ormanlar, Karadeniz Bölgesinin alçak yamaçlarında görülmektedir. Gürgen, Kayın, Meşe, Ihlamur, Karaağaç, Kızılağaç, Akağaç gibi ağaçların bulunduğu bu ormanlar yazın çiçek açıp, kışın çiçek döken orman cinsleridir.

Karadeniz Bölgesinde, yüksekliğin 1000 metreyi geçtiği bölümlerinden başlayıp, 1500 metreye kadar yetişebilen iğne yapraklı ve geniş yapraklı ormanlar bulunmaktadır.

Yüksek olan Kuzey Anadolu Dağlarının, yüksekliği 1300 metreyi geçen bölümlerinde ise, geniş yapraklı ormanlar yerlerini iğne yapraklı ormanlara bırakmaktadır. Bu değişim yüksekliğin artışı ile beraber olup, iklimin sertleşmesi ve iğne yapraklı ormanların sert iklimlere dayanıklı ormanlar olmasına bağlıdır.

karadeniz-bolgesi-ormanlari

Tags: , , , ,

Doğal Afetler ve Doğal Yaşam Alanları Üzerindeki Tehditler

Temmuz 6th, 2009 by admin | 3 Comments | Filed in Doğal Afetler

Doğal afetler aşağıda listelenmiştir.

Bu listedeki doğal afetlerle ilgili daha detaylı bilgileri sitemizin ilgili kategoriler bölümlerinden inceleyebilirsiniz.

Yukarıda saydığımız doğal afetler dışında bir diğer unsur ise, yaban hayvanlarının doğal hayat üzerindeki olumsuz etkileridir. Ancak bu yabani hayvanların doğal yaşam alanlarını kaybetmeleri, yabani hayatı olumsuz bir şekilde etkilemekte ve doğal olarak bizim yaşam alanlarımıza müdahale etmeleri sonucunu ortaya çıkartmaktadır. Doğanın ekolojik dengesinin bu şekilde bozulması, gerek insanoğlu açısından, gerek ise tüm canlı hayat açısından önemi arz edilmesi gereken bir olgudur.

Bugün insanoğlu havayı, suyu ve toprağı istediği gibi kullanmakta ve etrafındaki canlı cansız bütün doğal varlıkları kendi amacı ile tüketmektedir. İçtiğimiz su, soluduğumuz hava, ormanlarımız ve karnımızı doyuran toprak daha çok elektrik, otoyol, konut ve endüstri için sorumsuzca harcanmakta, yaşamımızın gerçek kaynağı olan doğa ve doğal denge hiç sayılmaktadır.

Son yıllarda domuz, tavşan, karaca ve daha pek çok yabani canlı doğal yaşam alanları çeşitli sebeplerle tahrip olduğunda besin bulmakta zorlanmakta ve tarım arazileri üzerindeki ürünlere zarar vermektedir. Doğada yaptığımız olumlu ve olumsuz bütün etkiler yine dönüp dolaşıp bize gelmektedir.

Günümüzde çok sayıda canlının nesli daha önce hiç olmadığı kadar hızla tükenmekte, yeryüzündeki ekolojik düzen bugünkü yaşam biçimiyle insanoğlunu artık taşımamaktadır. Dünyadaki doğal alanlarının en azından bugünkü haliyle korunması ve bozulanların onarılması, yaşamın devamını sağlamak için önemli hedeflerimiz arasında olmalıdır.  Tahrip edilen her karış toprak, yok olan her canlı türü, bizim için ekolojik düzenin her gün biraz daha yara alması demektir.

Doğal habitatlarında yaşayan memeli sürüngen, kuş vb. canlılar ülkemizin yaban hayatı varlığını oluşturur. Doğal zenginlikleri bakımından oldukça şanslı olan ülkemizde yaban hayatı tehdit altındadır. Bu tehditlerin biri de su projeleridir. Doğal alanlarda kurulan büyük barajlar ile tarım alanları genişlemekte, sulama ve kurutma çalışmaları ile çok sayıda sulak alan ve bozkır alanı yok olmakta, bir kısmının da ekolojik yapısı tamamıyla zarar görmektedir.

Özellikle büyük kentlerde, kıyı bölgelerde plansız yapılaşma birçok alanın geri dönüşsüz yok olmasına neden olmaktadır. Önemli doğa alanları üzerindeki bir diğer tehdit de yol yapım çalışmalarıdır. Düşünmeden ve plansız olarak yapılan kara yolu çalışmaları doğal ortamında yaşamaya çalışan yaban hayvanları üzerinde olumsuz etki yapmaktadır.

Günümüzde her yıl binlerce yabani hayvan, yaşam alanlarının tahribi, kaçak avlanma, insanların kurduğu yerleşim alanlarının verdiği zararlardan etkilenme (elektrik tellerine çarpma gibi),tarımsal amaçlı zehirler, metalik zahirler vb. ile zehirlenme, petrol ve yağlarla kirlenme, yabani hayvan kaçakçılığı gibi nedenlerden zarar görmektedir.

Ağaçların kesilerek ormanların tahrip edilmesi ve orman yangınları da yaban hayatının ev sahibi ve dünyanın akciğeri olan ormanları her geçen gün daha da azaltmakta, doğal yaşamı olumsuz etkilemektedir.

İnsan etkisiyle yok olmanın eşiğine gelmiş olan yaban hayatını kurtarmak ve korumak, yine insanın gayretleri ve çalışmalarıyla olacaktır. Yaban hayatını korumanın en etkili yollarından biri canlı türlerinin doğal yaşam alanlarında korunmasıdır(yerinde koruma). Ülkemizde de Kara Avcılığı Kanunu ile nesli tehdit altında olan yaban hayvanlarının habitatlarında korunması, geliştirilmesi amacıyla alanlar belirlenmektedir. Bu alanların bazılarında koruma altındaki türlerin çoğaltılması da gerçekleştirilmektedir.

Tags: , , , , , , ,