Posts Tagged ‘erozyon ve heyelan’

Doğal Dengesizlik ve Ekolojik Sorunlar

Ağustos 26th, 2009 by admin | 1 Comment | Filed in Ekoloji

İnsanoğlu yapısı gereği bir çok durumda hırsına yenik düşen bir yapıya sahiptir. Bu hırsın ana sebebi olan fazla kar amacı, yeryüzünde ki bütün kaynakları acımasızca tüketmektedir. Sermaye artışı amacı güden firmalar, doğaya çok büyük zararlar vermektedirler. Gidişatın her geçen sene boyutlarını arttırarak devam etmesi ve tüm dünya genelinde buna bir dur denilememesi, bizden sonra gelecek olan nesillere yaşanabilir bir gelecek sunulmamasını sağlayacaktır. Çünkü dünya geneline bakıldığında, doğal kaynakların büyük bir çoğunluğunun yok edildiğini görmekteyiz.

Doğal kaynakların tahribi konusunda en büyük yarayı, verimli araziler almaktadır. İnsanları kar hırsı bu arazilere gözlerini bile yummadan peşkeş çekmeye iterken, tarım alanları giderek azalmaktadır. Yok olup giden doğal güzellikler ve sarsılan ekolojik denge, bizlere sermaye denilen kar hırsının sonuçlarının tüm insanlığı nasıl etkilediğini görmemiz için verilebilinecek en büyük kanıttır.

Enerji, ulaşım, kentleşme gibi insanlık adına yapılan çalışmaların sonucunda gelen bir dizin ekolojik sorun. Aslında bu gibi çalışmaların insanlıktan çok insansızlık için yapıldığının bir kanıtıdır.

ekolojik-sorunlarEkolojik dengenin sarsılmasına neden olan birçok sebep gösterilebilir. Bunların başında, atmosfer tabakasındaki karbondioksitin geçirdiğimiz 15 yıl içerisinde iki katına çıkmasıdır. Bu şekilde ağaçlar kesilmeye, tarım alanları sanayileşme uğruna yok edilmeye devam ederse, dünya yaşamdan eser kalmayacak bir küreden ibaret olacaktır. Atmosferdeki karbondioksitin artışı, ozan tabakasındaki delik, nükleer ve endüstriyel kirlilik, orman alanların tahribatı, sağlıksız kentleşme ve en önemlisi ranta dayalı binlerce gizli politika ekolojik dengeyi bozan ana sorunların başında gelmektedir. Bu sorunların sonucunda ise, iklim değişiklikleri, kuraklık, seller, kanser artışı, su kaynaklarının azalışı, ormanların yok oluşu, tarım olanlarının verimsizliği gibi sonuçları doğa yüzümüze vurmaktadır. Bu şekilde hareket eden endüstrinin, hala insanları insanlık adına yapılan gelişimler diyerek kandırabilmesi gerçektende şok edici.

Tarım alanlarının ve ormanların tahribatı, ülkemizde de son yıllarda çok yaygınlaştı. Sanayileşme, kentleşme gibi kavramlar sayesinde, ormanlarımız ve tarım alanlarımız yol olmaktadır. Ormanların yok oluşu, soluduğumuz havaya kadar bizleri etkilerken, karşımıza Erozyon, Heyelan gibi etkisi kapatılamayacak Doğal Afetler çıkartmaktadır.

Çevre politikaları; doğru sanayi, kentleşme, ulaşım gibi politikaları ile beraber toprak kirliği, erozyon, deniz kirliliği, heyelan, su israfı, seralardan çıkan gaz atımı, katı ve tehlikeli atık atımı, doğal kaynakların korunması, temiz üretim teknolojilerinin zorunlu kılınması ve çevre dostu olan insan beyinleri ile düzeltilmelidir.

Yukarıda yazdığım onlarca madde, gerçekten uygulanılabilirse doğal denge tekrar eski haline gelecektir. Çünkü doğadaki bu eşsiz düzen, kendisini tekrar toparlayabilecek kadar kuvvetlidir. Bu sayede erozyon ve heyelan gibi statik doğal afetlerdeki azalma gözle görülebilir boyutlara taşınacaktır. Ancak yazdığım son madde bence her şey den daha önemli ve yaşanılan tüm ekolojik sorunların ana sebebidir. İnsan beyni, yaşanılan tüm ekolojik sorunlar olarak adlandırılan dengesizliğin tek sebebidir.

Tags: , , , , , , ,

Heyelan

Ağustos 24th, 2009 by admin | 6 Comments | Filed in Doğal Afetler

heyelanHeyelan doğal dengenin bozulması ile oluşan bir doğal afet olarak nitelendirilebilinir. Heyelan; eğimi fazla olan yamaçların mevcut bitki örtüsünü kaybetmesi sonucu, toprağın tutuculuğunun azalması ve bunun sonucu olarak kalın malzemenin yamaçtan aşağıya doğru kaymasına denilir.

Heyelana neden olan etkenlerin en başında arazinin yapısı gelmektedir. Ancak yer tabakasının doğal hali heyelan oluşmasına neden olmaz. Ancak bu arazi üzerindeki doğal bitki örtüsünün tahribatı heyelan olayına neden olur. Çünkü bitkiler eğimli yamaçlara köklerini salarlar. Bu sayede, eğimli ve gevşek olan arazi, bitkilerin saldıkları uzun kökler sayesinde birbirlerine kenetlenirler.

Ayrıca bitkiler, heyelanı önlemekte bir diğer önemli görev daha üstlenmektedirler. Bahsedilen eğimli arazilere yağan yağışın bir kısmını, bitkiler yaprakları üzerinde tutarlar. Toprağa yağan yağışın büyük bir kısmını ise, kökleri ile gövdeleri içerisine alarak, kendi besinlerini üretmekte kullanırlar. Bu sayede heyelan olayına neden olan eğimli arazilerde doğal tahribat yapılmadıysa, heyelanda olmamaktadır.

Heyelanı tetikleyen bir diğer faktör ise, iklime bağlı olarak değişen fazla yağıştır. Toprak tabakası su ile doldukça, toprağın ağırlığı da bununla doğru orantılı olarak artmaktadır. Ağırlığı artan eğimli arazideki toprak, yer çekiminin etkisi ile, aşağıya doğru bir etki gösterir ve bu sayede heyelan olayı gerçekleşir.

Türkiye’de heyelan, daha çok yağışın çok fazla biçimde görüldüğü eğimli alanlar üzerinde etkilidir. Zonguldak başta olmak üzere, Trabzon, Samsun ve diğer Karadeniz kıyılarında sıkça görünen bu doğal afet, bu bölgedeki zengin ormanların yok edilmesi ile doğru orantılı olarak etkisini de arttırmaktadır.

Doğal Afetler ilk bakışta, doğadan gelen sorunlar gibi görünsede; aslında tam tersi olduğu görülmektedir. Tamamen insanların doğanın müthiş dengesini bozması ile alakalı gelişen bu afetler. Çıkar kaygısına düşmüş insanların tahribatları sonucu artmaktadır. Bilinçsizce yapılan bu hareketlere en kısa zamanda son verilmezse, Türkiye’de Erozyon ve Heyelan gibi doğal afetlerde şiddetlerini arttırarak tahribata devam eder.

Unutmayın, Siz doğaya ne verirseniz karşılığını iki katı olarak alırsınız. Eğer İnsanlar doğaya bir zarar verirse, doğada insanlara karşılığını vermekte gecikmez. Bu yüzden, Erozyon ve Heyelan gibi afetlerden korunmanın en önemli yolu, ağaç dikmekten geçmektedir.

Heyelan hakkında Wikipedia sitesinden daha ayrıntılı bilgiler edinebilirsiniz. Wikipedia: Heyelan

Tags: , , , , , , ,