Posts Tagged ‘doğal afet’

Heyelan Oluşmasının Nedenleri

Ağustos 30th, 2009 by admin | 1 Comment | Filed in Doğal Afetler

heyelan-nedenleriDoğal Afetler kelimesinden bahsedilirken, Heyelan kelimesini sıkça duyarız. Heyelan tam anlamı ile yer kayması veya bir diğer ismi ile toprak kayması anlamına gelmektedir. Heyelan farklı şekillerde gerçekleşebilen bir Doğal Afet olayıdır.

Heyelan; bazen küçük bir toprak tabakasının kayması şeklinde gerçekleşirken, bazen bütün bir tepenin aşağıya inmesi olarak gerçekleşir. Büyük Heyelanlar ise, koskoca bir dağı aşağıya indirecek kadar kuvvetli olur. Bu heyelanlar önceden, haber verici küçük Toprak Kayması ardından da büyük Heyelan denilen, dağın aşağıya inmesi şeklinde gerçekleşir.

Toprak; yerçekimi ve diğer dikey kuvvetlerin etkisi ile yamaçtan kayma isteği doğurur. Özellikle yağışı bol olan yerlerde, toprak tabakasının suyu emmesi ve ağırlaşması ile beraber, toprağın birim kütlesi artar ve yerçekimi ivmesi daha kuvvetli bir şekilde toprağa etki etmeye başlar. Bu etki kuvveti, toprağın verdiği tepki kuvvetinden büyük olursa; toprak kütlesi aşağıya doğru kayma eğilimine girer. İşte bu olay Toprak Kayması olayına sebebiyet verir.

Heyelan Nedenleri?

Heyelan olayı doğanın bizlere sunduğu bir afettir ibaresi çok yanlış bir kelimedir. Heyelan durup dururken meydana gelecek bir Doğal Afet değildir. Heyelanı hazırlayan bazı nedenler bulunmaktadır. Eğer bu nedenler tamamlanırsa, heyelan oluşur. Bu nedenler aşağıda sıralanmıştır;

  • Yamaçtaki eğimin fazla olması,
  • Yoğun kar yağışı olan bölgelerde iklimsel değişikliklerden dolayı, kar tabakasının ani erimesi,
  • Yağışların fazla oluşu,
  • Toprağın kil tabakasının fazla oluşu (Çünkü kil tabakası toprağın tutucu özelliğini azaltmaktadır)
  • Depremler,
  • Toprak tabakası, eğimle paralel ise,
  • Yol yapım çalışmaları, yapılan dikey ve bilinçsiz kazılar ve kütle patlatmaları

Yukarıda sayılan 7 madde, Heyelan Nedenleri olarak sıralanılabilir. Bu maddelerde de görüldüğü gibi, bu olayların hepsi, doğal dengenin bozulmasından kaynaklanmaktadır. İnsan oğlu doğanın kusursuz dengesini bozması ile beraber Doğal Afetler de artmakta ve doğa kendine yapılan bu haksızlığa bir şekilde cevap vermektedir.

Doğanın kusursuz dengesi ne kadar bozulmaya devam ederse, Doğal Afetler de kendilerini ve şiddetlerini o kadar attırarak insanlığa tepki göstermeye devam edecektir. Aynı Heyelan gibi.

Tags: , , , , , ,

Heyelana Karşı Alınacak Önlemler

Ağustos 29th, 2009 by admin | No Comments | Filed in Doğal Afetler

Doğal Afetler arasında en hızlı gelişenlerden biri olan Heyelan olayı, aslında haber vererek meydana gelmektedir. Ancak kişilerimizin bu gibi Doğal Afet olaylarına kayıtsız kalmaları, Heyelan gibi olaylarında sanki habersiz gelişiyormuş gibi oluşmasına neden olmaktadır.

Bir Doğal Afet olan Heyelana Karşı Alınacak Önlemler Aşağıda Sıralanmıştır;

1) Dik ve eğimli olan araziler boyunca bitki örtüsü korunmalı. Doğal bitki örtüsü tahrip edilmemeli, tahrip olan bitki örtüsünün yerine yine ağaç dikimi yapılmalıdır. Çünkü Heyelan felaketine neden olan en önemli olay, dik arazilerde toprağın kendi kendini tutucu özelliği olmayışı ve tahrip edilen bitki örtüsü kökleri vasıtası ile toprağı tutamamasıdır.

2) Dik yamaçlar teraslar yapılarak eğimleri azaltılmalı ve ağaçlandırılmalıdır.

3) Eğimli arazilerde toprak eğimin çok dik olduğu yöne doğru yerçekimi ivmesi nedeni ile kaymak isteyecektir. Su toprağın özgül ağırlığını arttıracak ve yerçekimi ivmesinin değerini büyültecektir. Heyelan olan bölgeler göz önüne alınırsa, bazı bol ağaçlı bölgelerde de Heyelan felaketi görülmektedir. Bu bölgelerde Heyelana Karşı Alınacak Önlemler ‘in başında, yamaç boyunca açılacak geniş su kanalları gelmektedir. Bu sayede, su kolayca toprağın içerisine nüfus etmeksizin akacak ve Heyelan oluşmasını önleyecektir.

4) Doğal Afetler arasında Heyelan özellikle ülkemizde sıkça görülmektedir. Ülkemizde heyelanın en çok görüldüğü yerler ise, tabakaların yamaç eğimi ile aynı yönde olduğu alanlardır. Bu alanlarda yapılan yollar, direk heyelan tehlikesi altındadırlar. Bu gibi yol çalışmalarında Heyelan önleyici duvarlar yapılmalı ve yol güvenliği sağlanmalıdır. Daha önceleri bu konuda bir video yayınlamıştık. Bu videoda heyelan direk olarak yolu etkilediğini görmüştük. Videoyu izlemek için; Heyelan Görüntüsü

5) Türkiye’de Heyelan olayının sık görüldüğü yerlerin başında gelen Karadeniz Bölgesi, Doğal Afetler arasında Heyelan olayının en sık görüldüğü bölgenin başında gelir. Çünkü Karadeniz Bölgesi, iklim nedeni ile çok yağış alan bir bölgedir. Ayrıca bölgedeki dağların kıyıya paralel uzanması ve yamaçların çok dik olması, heyelan afetinin gerçekleşmesi için tüm gerekçeleri tamamlamaktadır. İşte bu bölgelerdeki yaylalar incelenildiğinde görülüyor ki, bölge evleri hep dik yamaçların üzerine yapılmıştır. Bu çok yanlış bir uygulamadır. Heyelanın gerçekleşmesi için, tüm maddeler tamamlandıysa, o bölge yaşam alanı olarak kullanılmamalıdır.

Yukarıda maddeler halinde yazdığımız Heyelana Karşı Alınacak Önlemler bilinir ve ciddiyetle uygulanır ise, Heyelan bizler için bir Doğal Afet olmaktan çıkar. Heyelan geldikten sonra yakınmayalım, gelmeden önce Heyelan ile mücadele edelim.

Aşağıdaki görüntü heyelan olayının etkisinin ne kadar büyük boyutlara ulaşabileceğinin ve yaşam alanlarını nasıl tehdit edebileceğinin bir kanıtıdır.

heyelana-karsi-alinacak-onlemler

Tags: , , , , ,

Heyelan

Ağustos 24th, 2009 by admin | 6 Comments | Filed in Doğal Afetler

heyelanHeyelan doğal dengenin bozulması ile oluşan bir doğal afet olarak nitelendirilebilinir. Heyelan; eğimi fazla olan yamaçların mevcut bitki örtüsünü kaybetmesi sonucu, toprağın tutuculuğunun azalması ve bunun sonucu olarak kalın malzemenin yamaçtan aşağıya doğru kaymasına denilir.

Heyelana neden olan etkenlerin en başında arazinin yapısı gelmektedir. Ancak yer tabakasının doğal hali heyelan oluşmasına neden olmaz. Ancak bu arazi üzerindeki doğal bitki örtüsünün tahribatı heyelan olayına neden olur. Çünkü bitkiler eğimli yamaçlara köklerini salarlar. Bu sayede, eğimli ve gevşek olan arazi, bitkilerin saldıkları uzun kökler sayesinde birbirlerine kenetlenirler.

Ayrıca bitkiler, heyelanı önlemekte bir diğer önemli görev daha üstlenmektedirler. Bahsedilen eğimli arazilere yağan yağışın bir kısmını, bitkiler yaprakları üzerinde tutarlar. Toprağa yağan yağışın büyük bir kısmını ise, kökleri ile gövdeleri içerisine alarak, kendi besinlerini üretmekte kullanırlar. Bu sayede heyelan olayına neden olan eğimli arazilerde doğal tahribat yapılmadıysa, heyelanda olmamaktadır.

Heyelanı tetikleyen bir diğer faktör ise, iklime bağlı olarak değişen fazla yağıştır. Toprak tabakası su ile doldukça, toprağın ağırlığı da bununla doğru orantılı olarak artmaktadır. Ağırlığı artan eğimli arazideki toprak, yer çekiminin etkisi ile, aşağıya doğru bir etki gösterir ve bu sayede heyelan olayı gerçekleşir.

Türkiye’de heyelan, daha çok yağışın çok fazla biçimde görüldüğü eğimli alanlar üzerinde etkilidir. Zonguldak başta olmak üzere, Trabzon, Samsun ve diğer Karadeniz kıyılarında sıkça görünen bu doğal afet, bu bölgedeki zengin ormanların yok edilmesi ile doğru orantılı olarak etkisini de arttırmaktadır.

Doğal Afetler ilk bakışta, doğadan gelen sorunlar gibi görünsede; aslında tam tersi olduğu görülmektedir. Tamamen insanların doğanın müthiş dengesini bozması ile alakalı gelişen bu afetler. Çıkar kaygısına düşmüş insanların tahribatları sonucu artmaktadır. Bilinçsizce yapılan bu hareketlere en kısa zamanda son verilmezse, Türkiye’de Erozyon ve Heyelan gibi doğal afetlerde şiddetlerini arttırarak tahribata devam eder.

Unutmayın, Siz doğaya ne verirseniz karşılığını iki katı olarak alırsınız. Eğer İnsanlar doğaya bir zarar verirse, doğada insanlara karşılığını vermekte gecikmez. Bu yüzden, Erozyon ve Heyelan gibi afetlerden korunmanın en önemli yolu, ağaç dikmekten geçmektedir.

Heyelan hakkında Wikipedia sitesinden daha ayrıntılı bilgiler edinebilirsiniz. Wikipedia: Heyelan

Tags: , , , , , , ,

Doğal Afetler ve Doğal Yaşam Alanları Üzerindeki Tehditler

Temmuz 6th, 2009 by admin | 3 Comments | Filed in Doğal Afetler

Doğal afetler aşağıda listelenmiştir.

Bu listedeki doğal afetlerle ilgili daha detaylı bilgileri sitemizin ilgili kategoriler bölümlerinden inceleyebilirsiniz.

Yukarıda saydığımız doğal afetler dışında bir diğer unsur ise, yaban hayvanlarının doğal hayat üzerindeki olumsuz etkileridir. Ancak bu yabani hayvanların doğal yaşam alanlarını kaybetmeleri, yabani hayatı olumsuz bir şekilde etkilemekte ve doğal olarak bizim yaşam alanlarımıza müdahale etmeleri sonucunu ortaya çıkartmaktadır. Doğanın ekolojik dengesinin bu şekilde bozulması, gerek insanoğlu açısından, gerek ise tüm canlı hayat açısından önemi arz edilmesi gereken bir olgudur.

Bugün insanoğlu havayı, suyu ve toprağı istediği gibi kullanmakta ve etrafındaki canlı cansız bütün doğal varlıkları kendi amacı ile tüketmektedir. İçtiğimiz su, soluduğumuz hava, ormanlarımız ve karnımızı doyuran toprak daha çok elektrik, otoyol, konut ve endüstri için sorumsuzca harcanmakta, yaşamımızın gerçek kaynağı olan doğa ve doğal denge hiç sayılmaktadır.

Son yıllarda domuz, tavşan, karaca ve daha pek çok yabani canlı doğal yaşam alanları çeşitli sebeplerle tahrip olduğunda besin bulmakta zorlanmakta ve tarım arazileri üzerindeki ürünlere zarar vermektedir. Doğada yaptığımız olumlu ve olumsuz bütün etkiler yine dönüp dolaşıp bize gelmektedir.

Günümüzde çok sayıda canlının nesli daha önce hiç olmadığı kadar hızla tükenmekte, yeryüzündeki ekolojik düzen bugünkü yaşam biçimiyle insanoğlunu artık taşımamaktadır. Dünyadaki doğal alanlarının en azından bugünkü haliyle korunması ve bozulanların onarılması, yaşamın devamını sağlamak için önemli hedeflerimiz arasında olmalıdır.  Tahrip edilen her karış toprak, yok olan her canlı türü, bizim için ekolojik düzenin her gün biraz daha yara alması demektir.

Doğal habitatlarında yaşayan memeli sürüngen, kuş vb. canlılar ülkemizin yaban hayatı varlığını oluşturur. Doğal zenginlikleri bakımından oldukça şanslı olan ülkemizde yaban hayatı tehdit altındadır. Bu tehditlerin biri de su projeleridir. Doğal alanlarda kurulan büyük barajlar ile tarım alanları genişlemekte, sulama ve kurutma çalışmaları ile çok sayıda sulak alan ve bozkır alanı yok olmakta, bir kısmının da ekolojik yapısı tamamıyla zarar görmektedir.

Özellikle büyük kentlerde, kıyı bölgelerde plansız yapılaşma birçok alanın geri dönüşsüz yok olmasına neden olmaktadır. Önemli doğa alanları üzerindeki bir diğer tehdit de yol yapım çalışmalarıdır. Düşünmeden ve plansız olarak yapılan kara yolu çalışmaları doğal ortamında yaşamaya çalışan yaban hayvanları üzerinde olumsuz etki yapmaktadır.

Günümüzde her yıl binlerce yabani hayvan, yaşam alanlarının tahribi, kaçak avlanma, insanların kurduğu yerleşim alanlarının verdiği zararlardan etkilenme (elektrik tellerine çarpma gibi),tarımsal amaçlı zehirler, metalik zahirler vb. ile zehirlenme, petrol ve yağlarla kirlenme, yabani hayvan kaçakçılığı gibi nedenlerden zarar görmektedir.

Ağaçların kesilerek ormanların tahrip edilmesi ve orman yangınları da yaban hayatının ev sahibi ve dünyanın akciğeri olan ormanları her geçen gün daha da azaltmakta, doğal yaşamı olumsuz etkilemektedir.

İnsan etkisiyle yok olmanın eşiğine gelmiş olan yaban hayatını kurtarmak ve korumak, yine insanın gayretleri ve çalışmalarıyla olacaktır. Yaban hayatını korumanın en etkili yollarından biri canlı türlerinin doğal yaşam alanlarında korunmasıdır(yerinde koruma). Ülkemizde de Kara Avcılığı Kanunu ile nesli tehdit altında olan yaban hayvanlarının habitatlarında korunması, geliştirilmesi amacıyla alanlar belirlenmektedir. Bu alanların bazılarında koruma altındaki türlerin çoğaltılması da gerçekleştirilmektedir.

Tags: , , , , , , ,

Orman Yangınları

Haziran 8th, 2009 by admin | 5 Comments | Filed in Orman

Orman yangınları çevreye en çok zarar veren doğal afetlerden birisidir. Yıldırım düşmesi, yanardağ patlaması ve yüksek sıcaklık gibi doğal sebepler orman yangınlarına yol açabilir. Ancak orman yangınlarının çok büyük bir kısmı insanlar tarafından çıkarılmaktadır. Türkiye’de orman yangını istatistiklerinden alınan sonuçlara göre meydana gelen orman yangınlarının; %3’ü yıldırımdan, %12’si kasten (kundaklama, tarla açma vb.), %38’i ihmal ve dikkatsizlikten ( piknik ateşi, ot ve anız yakma, sigara vb.), %47’si ise bilinmeyen sebeplerden kaynaklanmaktadır. Sonuç olarak orman yangınlarının nedeni büyük oranda insandır.

Düzenli kayıtların tutulmaya başlandığı 1937 yılından günümüze kadar Türkiye’de 70000’e yakın orman yangını meydana gelmiş ve bu yangınlarda yaklaşık 1600000 hektar orman alanı yanmıştır. Ülkemizde arazi yapısının dağlık ve aşırı meyilli olması, toprağın özelliklerinin ve verim gücünün yetersiz olması, iklim şartlarının ise yeniden orman yetiştirmeye çok elverişli olmayışı yüzünden, niteliği ne olursa olsun mevcut ormanların korunması büyük önem taşımaktadır.

Türkiye ormanları her geçen yıl biraz daha yok olmaya itilmektedir. Gerekli ağaçlandırma projeleri, ülkemizde yok denilecek kadar azdır. Ağaçlandırma okullarda porjeler kapsamında projesyonel insanlar tarafından eğitilerek yapılmalıdır. Ayrıca orman yangınlarını önlemek için alınacak tedbirler ve bu konuda yapılabilinecekler doğrultusunda eğitim çalışmaları yapılmalıdır.

orman-yanginlari

Tags: , , , , ,