Posts Tagged ‘bitkiler’

Heyelan

Ağustos 24th, 2009 by admin | 6 Comments | Filed in Doğal Afetler

heyelanHeyelan doğal dengenin bozulması ile oluşan bir doğal afet olarak nitelendirilebilinir. Heyelan; eğimi fazla olan yamaçların mevcut bitki örtüsünü kaybetmesi sonucu, toprağın tutuculuğunun azalması ve bunun sonucu olarak kalın malzemenin yamaçtan aşağıya doğru kaymasına denilir.

Heyelana neden olan etkenlerin en başında arazinin yapısı gelmektedir. Ancak yer tabakasının doğal hali heyelan oluşmasına neden olmaz. Ancak bu arazi üzerindeki doğal bitki örtüsünün tahribatı heyelan olayına neden olur. Çünkü bitkiler eğimli yamaçlara köklerini salarlar. Bu sayede, eğimli ve gevşek olan arazi, bitkilerin saldıkları uzun kökler sayesinde birbirlerine kenetlenirler.

Ayrıca bitkiler, heyelanı önlemekte bir diğer önemli görev daha üstlenmektedirler. Bahsedilen eğimli arazilere yağan yağışın bir kısmını, bitkiler yaprakları üzerinde tutarlar. Toprağa yağan yağışın büyük bir kısmını ise, kökleri ile gövdeleri içerisine alarak, kendi besinlerini üretmekte kullanırlar. Bu sayede heyelan olayına neden olan eğimli arazilerde doğal tahribat yapılmadıysa, heyelanda olmamaktadır.

Heyelanı tetikleyen bir diğer faktör ise, iklime bağlı olarak değişen fazla yağıştır. Toprak tabakası su ile doldukça, toprağın ağırlığı da bununla doğru orantılı olarak artmaktadır. Ağırlığı artan eğimli arazideki toprak, yer çekiminin etkisi ile, aşağıya doğru bir etki gösterir ve bu sayede heyelan olayı gerçekleşir.

Türkiye’de heyelan, daha çok yağışın çok fazla biçimde görüldüğü eğimli alanlar üzerinde etkilidir. Zonguldak başta olmak üzere, Trabzon, Samsun ve diğer Karadeniz kıyılarında sıkça görünen bu doğal afet, bu bölgedeki zengin ormanların yok edilmesi ile doğru orantılı olarak etkisini de arttırmaktadır.

Doğal Afetler ilk bakışta, doğadan gelen sorunlar gibi görünsede; aslında tam tersi olduğu görülmektedir. Tamamen insanların doğanın müthiş dengesini bozması ile alakalı gelişen bu afetler. Çıkar kaygısına düşmüş insanların tahribatları sonucu artmaktadır. Bilinçsizce yapılan bu hareketlere en kısa zamanda son verilmezse, Türkiye’de Erozyon ve Heyelan gibi doğal afetlerde şiddetlerini arttırarak tahribata devam eder.

Unutmayın, Siz doğaya ne verirseniz karşılığını iki katı olarak alırsınız. Eğer İnsanlar doğaya bir zarar verirse, doğada insanlara karşılığını vermekte gecikmez. Bu yüzden, Erozyon ve Heyelan gibi afetlerden korunmanın en önemli yolu, ağaç dikmekten geçmektedir.

Heyelan hakkında Wikipedia sitesinden daha ayrıntılı bilgiler edinebilirsiniz. Wikipedia: Heyelan

Tags: , , , , , , ,

Maki Bitki Örtüsü

Ağustos 22nd, 2009 by admin | 3 Comments | Filed in Bitki

maki-bitki-ortusuMaki genel anlamı ile bir ağaç türüdür. Ancak tam olarak ağaç denilemez. Akdeniz ikliminin görüldüğü yerlerde yetişen maki, bu bölgedeki ağaçların tahribatı sonucu ortaya çıkmış bir türdür. Akdeniz Ormanları tahribi sonucu ortaya çıkan ağaççık bitki topluluğuna maki denir.

Makinin tam olarak kelime anlamı; Geniş alanları kaplayan çalı ve ağaçcık halindeki bitki topluluğudur. Maki bitkisini oluşturan ağaç türlerinin; başta kocayemiş ağacı gelmektedir. Keçiboynuzu, Defne, Yabani Zeytin, Zakkum, Melengiç vs. gibi ağaç toplulukları maki bitkisini oluşturan diğer ağaç türleridir.

Görünümleri çalıyı andıran bu bitki topluluklarının büyük bir kısmı kışın yaprak dökmemektedir. Bu sayede yaz ve kış aylarında yeşil kalmayı başaran makiler, dayanıklı ve zor iklim şartlarına ayak uyduran bitkiler olarak bilinirler. Ülkemizde Akdeniz Bölgesi Ormanlarının büyük bir çoğunluğu maki bitkisinden oluşmaktadır.

Tags: , , , , ,

Adaçayı Bitkisi ve Şifaları

Temmuz 11th, 2009 by admin | 8 Comments | Filed in Bitki

Sizlere belirli aralıklarla şifalı bitkiler ve bu bitkilerin vücuttaki yararları hakkında makaleler yazmaya, yayınlamaya çalışacağız. Doğal denge içerisinde bulunan bu bitkiler bir çok ilacında hammaddesini oluşturmaktadır. İnsanların doğanın müthiş dengesini görmeleri ve sevmelerine yardımcı olacağını düşündüğümüz bu bölümü sizlerinde seveceğini tahmin ediyoruz. İlk tanıtacağımız şifalı bitkinin adı; Adaçayı.

Adaçayı Nedir?

Latince isimi Salvia officinalis olan adaçayı, bitkilerde Lamiaceae familyasında bulunur. Ülkemizdadacayie çok fazla çeşidi bulunan bu bitki, bahçelerde yetişen ılıman iklim bitkisidir. Türkiye’de 90 çeşit adaçayı cinsi belirlenmiştir.

Ülkemizde; İzmir ve çevresi başta olmak üzere, İç Anadolu ve Ege bölgelerimizde sıklıkla üretimi yapılan bir tarım bitkisidir. Adaçayının kökleri dallanmış bir şekilde toprağın içerisine gömülüdür. Gömülü kökler sayesinde, dayanıklılık kazanan adaçayı, bu sayede kışın yaprak dökmez. Dayanıklı otsu bir bitki olan adaçayı, nisan ayında çiçek açmaya başlar ve haziran ayının sonlarına kadar çiçek verir. Bitki, menekşe rengi ve beyaz renk olmak üzere iki farklı renkte çiçek vermektedir.

Adaçayının Şifaları Nelerdir?

En bilindik şifası mideye iyi gelmesi olan adaçayının, bir çok farklı şifası bulunmaktadır. Bunları sıralamak gerekirse;

1- Mide ve kalınbağırsakta oluşan gazları giderir ve mide bulantısına kesin çözüm getirir. Bu sayede vücudun hazım sisteminin düzenlenmesine yardımcı olur. İshali durdurur.

2- Adaçayı bakteri öldüren özelliğe sahiptir. Kendisi diri bir bitki olduğu için, vücuda kolayca ölmez. 3 gün bozulmadan durabilen bu dayanıklı bitki, bademcik iltahabına ve diş iltahaplarına çok iyi gelmektedir. Diş eti ve mide asidi gibi bakterileri öldürür ve dolaylı olarak ağız kokusu sorunu yaşayan kimselerin ağızlarının kokmalarını önler.

3- Adaçayı vücutta ki kan dolaşımını hızlandırır ve kanın temizlenmesine yardımcı olur.

4- Çayın yaprak kısımları ezilerek direk olarak cilde teması halinde, cilt hücrelerinin yenilenmesine çok fazla yararı bulunmaktadır. Sivilcelerden kurtulmak, böcek ve arı sokması tedavisi için kullanılabilinir. Cildin diriliğinin sağlanmasına yardımcı olur.

5- Adaçayı demlenilip, ılık bir şekilde içildiğinde; göğüsün yumuşatılmasında çok etkilidir. Öksürük sorunu yaşayan hastalara iyi gelir. Ayrıca astım ve bronşit hastalarında düzenli olarak kullanıldığında olumlu etkiler bırakmaktadır.

6- Özellikle şeker hastalarında görülen sinirsel durumlara iyi gelir ve telkin edici özelliği bulunmaktadır. Adaçayının karaciğer rahatsızlıklarına ve sinirsel depresyonlara da iyi geldiği bilinmektedir.

Adaçayının Yan Etkileri Nelerdir?

Doğadaki her bitkinin vücuda yararlı bir etkisi bulunduğu gibi, fazla kullanılması halinde yan etkileri de bulunmaktadır. Adaçayı aşırı derecede kullanıldığında tansiyonu yükseltir ve mideyi rahatsız edebilir. Adaçayının bunlar dışında bilinen başka bir yan etkisi bulunmamaktadır.

Tags: , , , , , , , ,

Erozyon Bilgilendirme Sitesi Hakkında

Temmuz 6th, 2009 by admin | 1 Comment | Filed in Erozyon

Erozyon.info web adresine hoş geldiniz…

Ülkemizde ve dünyamızda giderek büyük sorun teşkil etmeye başlayan doğa olayları hakkında bilgiler bulabileceğiniz bir internet sitesi yapmak için var gücümüzle çalışıyoruz. İnternet üzerinden sitemizde açtığımız kategorilerle ilgili yaptığımız araştırmaların sonucunda gördük ki, bu konular altında gerçek bilgiler sunan ve insanları bilinçlendirici eğitsel yayınlar yapan hiçbir internet sitesi bulunmamaktadır.

Dünya ve Türkiye’nin en büyük sorunları olan bu olaylar hakkında gerçek bilgilerin rahatlıkla bulunabileceği sitelerin olmayışı çok üzücü bir durumdur. Bu konuda sizlere en iyi siteyi yapabilmek için kolları sıvamış durumdayız. Hiçbir çıkar kaygısı bulunmayan erozyon sitemizin, tek gerçek gayesi insanlarımızın doğa felaketleri konusunda bilgilendirme projelerine bir nebze olsun katkı sağlayabilmektir.

Yaptığımız yayınların herkes tarafından anlaşılabilir olması için, yayınlarımızı ve makalelerimizi en basit cümlelerle anlatmaya çalışıyoruz. Unutulmamalıdır ki, bu sitede her ne kadar teknik bilgiler içerecek olsa da amacı, halkı bilinçlendirmektir.

Doğa olayları, indirgenebilir ve zararı en aza düşürülebilir olaylardır. Evet, depremin ne zaman, nerede ve hangi şiddette olacağını bilemeyiz. Ancak yapılarımızı kitabına uygun yaparsak, deprem esnasında ne yapılacağı konusunda bilgilerimizi tamamlarsak; deprem felaketinden gelecek zararı da en aza indirebiliriz.

Aynı örnek tüm doğa felaketleri açısından geçerlidir. Türkiye’nin coğrafik yapısı nedeni ile, Türkiye erozyona büyük ölçülerde maruz kalan bir ülkedir. Ancak, Türk insanı erozyon olayı konusunda tamamen bilinçsizdir. Ve bu felaket gün ve gün ülkemizin en verimli topraklarından milyonlarca metreküpü alıp YOK ETMEKTEDİR.

Gerçek bir bilinçlendirme ve elbirliği çabası ile en aza indirilebilecek bu olay hakkında, fidan dikimi arttırılmalı ve tamamen kişisel kaygıları ile tarım ve hayvancılık yapan insanlar uyarılmalıdır.

Sitemizde Deprem ve Erozyon olayları ağırlıklı olmak üzere, çölleşme olayı ve Türkiye’de ki ağaçlandırma çalışmalarından da bahsedeceğiz. Bitkiler ve çeşitleri hakkında bir çok güncel yayınımız yazım aşamasındadır. Bu yüzden bizden ayrılmamanızı diliyoruz.

Bugünden sonra sürekli olarak güncelleyeceğimiz erozyon sitemizde bir çok kategoride bilinçlendirme makaleleri bulabileceksiniz. Sitemiz yapım aşamasındadır. Sizlere gerek özgün ve eğitici içerik, gerek ise kolay kullanımlı bir eğitim sitesi yapmak için var gücümüzle çalışmalarımıza devam etmekteyiz. Kısa bir süre içerisinde çok farklı bir yüzle karşınızda olacağız. Ve biz bu kimseden hiçbir şekilde çıkar veya rant sağlamak amacı ile yapmıyoruz.

Çünkü Türkiye Hepimizin. Ve Biz bu Ülkeyi Seviyoruz…

Erozyon.info Yönetimi…

Tags: , , , , , , ,

Toprak Nedir? Nasıl Oluşur? Toprağın Önemi

Haziran 27th, 2009 by admin | 11 Comments | Filed in Bitki, Erozyon

Toprak oluşumu çok uzun süreler alan bir işlemdir. Sert kayaların doğal faktörlerle etkileşimi sonucunda ufalanması ve fiziksel anlamda ayrışması ile toprak oluşur. Bu ayrışımlar sonucu kimyasal ayrışımlar başlar ve verimli toprak diye adlandırabileceğimiz topraklar oluşur.

toprak

Anlattığım bu işlemin doğal faktörlerle gelişmesi; su, rüzgar gibi etkenleri içerisinde barındırır ve milyarlarca yıl alır. 10 ila 20 cm kalınlığındaki verimli bir toprak tabakasının oluşması binlerce yıl alırken, bu tabakanın erozyon sonucu yok olması sadece seneler sürmektedir. Erozyon olayının sonunda FELAKET kelimesinin kullanılması da bu yüzdendir.

Dünya üzerinde hayatın devam edebilmesi ve besin zinciri için önemli bir yer teşkil eden toprağın yok olması, diğer bağımlı olduğu faktörlerle beraber hayatında yok olması anlamına gelmektedir. Bitkiler yetişmek, yaşamak ve gelişmek için toprağa ihtiyaç duyarlar. Besin zincirindeki bu bağlantı, erozyon olayının sonuçları hakkında bizlere daha net bilgiler sunmaktadır. Toprak kaybından oluşan açıklığın giderilmesi çok zahmetli bir iş iken, erozyon olayı her kayıpta şiddetini daha da fazla arttırmaktadır.

Toprağın, toplumlar ve ülkeler açısından en önemli zenginlik kaynağı olduğunu gören ve bunun bilincine varan bazı ülkeler; toprak kaybını minimize edebilmek için bir çok önlem almışlardır. Ancak bu bilinçlendirme ülkemizde yerini tamamen cehalete bırakmakta ve göz göre göre her yıl milyonlarca m3 toprağımız yok olmaktadır. Kaybın kısa bir süre içinde karşılanamaması, ülkelerin ekonomik yapılarına etki ederek fakirleşmelerine, hatta can ve mal kayıplarının da yaşandığı büyük doğal felaketlere neden olabilmektedir. Nasa’nın yaptığı açıklamada, ülkemizdeki erozyon olayının bu şekilde devam etmesi sonucu 2040 yılında Türkiye’nin büyük bir kısım toprağını kaybedeceği ve çölleşme gerçekleşeceği bilinmelidir.

Tags: , , , , ,