Archive for the ‘Orman’ Category

Dünyada Orman Alanları ve Tahribi

Aralık 25th, 2009 by admin | 2 Comments | Filed in Orman

Günümüz dünyasında Orman alanlarının tahribi ciddi boyutlara ulaşmış durumdadır. Özellikle 3. dünya ülkeleri tarafından yaygın olarak yapılmakta olan orman alanlarının tahribi, bu ülke insanların tek gelir kaynağı olmaktadır. 3. Dünya Ülkeleri; Orman ve orman kaynaklarını kısa dönemli ekonomik ilerleme kaynağı olarak gördüğünden, ormanlarını koruma adına gerekli koruyucu tedbirleri alamamaktadırlar.

3dunyaulkeleri

Ormanların yok edilmesi, yoksullara yakacak ve tarla açmanın yanında, elde edilen kereste ilgili hükümetlere döviz girdisi sağlar. Bu ülkelerdeki, uluslar arası borç batağı, hükümetleri arayışlara yöneltmiş ve bu yüzden Amazon havzasında sığır yetiştiriciliği hükümetlerce desteklenmiştir. Ekvator, Fildişi kıyıları ve Endonezya’da kereste elde etmek için kanunlarla kısıtlamalar hafifletilmiş ve endüstriyel bitkilerin ekimi yaygınlaşmış; çiftçilik yapanlar Afrika’nın daha hassas bölgelerine ilerleyip, buralarda yeni tarım alanları açılması desteklenmiştir. Kalkınma için kaynakların doğru kullanılması arasında keskin bir zıtlık vardır.

ormanlarin-tahribi

Tropikal yağmur ormanlarının sunduğu kaynakların daha verimli kullanılmasına ilişkin teknik özelliklerden bazıları şunlardır;

  • Gölgeden etkilenmeyen tarım ürünlerinin orman ağaçlarıyla birlikte yetiştirilmesi.
  • Tarımsal ormancılığın teşvik edilmesi.

Dünyanın çeşitli bölgelerinde bu teknikle elde edilen kakao, kauçuk, palmiye, darı ve yeşil baklagiller vardır. Orman ile bütünleşebilen ve yağmur ormanlarının içinde yada yakınlarında yaşayan yoksul köylülerin geçimine sağlayabilen küçük arazilerde ekim yapılır. Tarıma elverişli olmayan açılmış orman arazileri, çok ihtiyaç duyulan yakacak odun elde etmeye yarayacak uygun türlerle yeniden ağaçlandırılabilir. Böylece arazi bitki örtüsü altında kalmaya devam eder. Aksi durumda fakir köylüler yakacak odun için bitki örtüsü bozulmamış alanlara yönelirler. Bölgesel kerestecilik işletmeleri, karayolu yapım çalışmaları ve çiftçilerin yağmur ormanlarına göç etmeleri gibi geniş içerikli projeler, hükümetler gözetimi altında yürütülürse yağmur ormanlarının yok olmasının önüne geçilir. Kalkınma yolundaki bazı ülkelerde orman ürünleri dış ülkelerden alınmaktadır. Örneğin Nijerya, 1970’li yıllara kadar orman ürünlerini başka ülkelere satarak ekonomisine katkı sağlarken, bu tarihten sonra orman ürünlerini başka ülkelerden alarak kendi ormanlarını koruma adına büyük bir adım atmıştır.

orman1

Dünya kaynakları Enstitüsü, tropikal ormanların yok olmasını durdurmak için bir plan sunmuştur. Ormanların tahribi ve ormanların yok edilmesi olaylarına yol açan bugünkü uygulamaların, yalnızca ormancılıkla geriye döndürülemeyeceğini, bunun için tarım,enerji ve diğer sektörlerin birlikte çaba göstermeleri gerektiğini vurgulamıştır. Bu uygulamalara yerel ve ulusal yönetimlerin ve ilgili özel kuruluşların katkıları gerekmektedir. Plana göre tropikal ormanların durumunu düzeltmek için 5 yıllık çalışma planları uygulaması gerekmektedir. Halkın bilinç düzeyini yükseltmek, Orman arazilerinin korunmasının değerini anlatmak gerekir. Bu alanları korumak için toplumun geniş kesimlerinin katılımı sonucu elde etme açısından önemlidir. Bu konuda UNESKO gibi uluslar arası kuruluşlarında çalışmaları vardır. Hem yok edilmiş orman alanlarını geri dönüştürmeye hem de el değmemiş ormanları korumaya yönelik çalışmalar yapmaktadır.

Panama açıklarındaki adalarda yaşayan yağmur ormanlarının yerli halkı olan Kura Kızılderilileri, gelişme yönündeki dış baskılara karşı geleneksel değerlerini başarıyla korumasını bilmişlerdir. Başka ülkelerden gelen bilim adamlarına araştırma olanağı sağlayarak yaban yaşama ortamı kurmuşlardır.

 

Tags: , , , , , ,

Ormansızlaştırma

Aralık 16th, 2009 by admin | No Comments | Filed in Orman

Ormansızlaştırma ve bu olayın küresel boyutu incelenirken temel iki sorun vardır. Birincisi çeşitli ülkelerin hükümetlerince sağlanan verilen birkaç yıl öncesine ait olabilmekte ve ormansızlaştırılan alanlar küçük gösterilmektedir. Uydudan izleme yöntemi ile daha iyi sonuçlar alınabilir. 1980’lerde Borneo adasında çok korkunç bir yangının yol açtığı hasar, uydu fotoğraflarıyla ölçüldü. Kurak mevsimde tarla açmak için ormanın yakılmasıyla başladığı anlaşılan bu yangın, yaklaşık 35OOO kilometrekarelik alanı yok etmişti. Değerlendirme yapılırken karşılaşılan ikinci sorun ise; Ormansızlaştırmanın çok boyutlu etkileriyle ilgilidir. Toprak erozyonunun artması, verimliliğin azalması, bitki örtüsü ve hayvan kaybı gibi yöresel etkiler. Aşağıda görmekte olduğunuz grafikte ormansızlaştırma döngüsü çok güzel bir biçimde açıklanmaktadır.

orman-kaybi

 Toprak Erozyonu ve Toprağın Verimsizleşmesi

Ormanların azalmasının en dolaysız sonucu, toprak aşınmasındaki hızlanmadır. Bu aşınma (EROZYON), toprak yüzeyinin derecikler halinde oyularak harap olmasına yol açmakta ve yöredeki akarsuların tortu yükünü de büyük ölçüde artırarak bu akarsuların set oluşumları ile tıkanmasına sebep olur. Ormanın açılmasından sonra, toprağa süzülen su azalır. Bu durum yüzeyden su akışını hızlandırır. Aşınıp taşınan tortu ve su hızla aynı anda, tortuyla tıkanmış ırmağa taşınarak, ırmağın taşmasına neden olur. Dolayısıyla su taşkınlıklarında artış beklenmelidir.

ormansizlastirmaDik yamaçlardaki ormanlar kesilirse, sık toprak kaymaları olur. Dünyanın çeşitli bölgelerinden elde edilen veriler; orman alanlarının yok edilmesiyle erozyonun kolayca yüz kat hatta daha fazla arttığı saptanmıştır. Topraktaki organik maddelerle diğer besin değerleri hızla yok olur. Buda ürün azalmasına neden olmaktadır. Kurak bölgelerde aşırı otlatmada dağınık bitki örtüsünü yok ederek aynı şekilde toprağın aşınmasına ve veriminin düşmesine sebep olur.

Yöresel Bitki Örtüsü ve Yaşayan Hayvan Kaybı

Tropikal ormanlar, kerestenin yanı sıra yağ, sakız, kauçuk, elyaf, reçine ve terebetentin gibi ürünlerde elde edilir. Bu ormanlar, birçok meyve ve süsü bitkisinin de kaynağıdır. Tropikal ormanlardaki türlerin birçoğu gerektiği gibi incelenmemiştir. Hatta keşfedilmeyi bekleyen türler vardır. Bilinen türlerin bazıları son derece önemlidir. Örnek verecek olursak, lösemi ve gebeliği önleyici hapların bazı bileşenleri bu bölgelerde yetişir. Hatta yeşil melezleme çalışmalarında kullanılmaktadır. Bu bölgeler aynı zamanda çok sayıda hayvanında yuvasıdır. Bu yüzden hızla azalan bu bölgeler mutlaka korunmalıdır.

Ve Daha Büyük Ölçekli Sorunlar…yok-olan-bitki-ortusu

Küresel ve uzun süreli sonuçları henüz açık olarak anlaşılamamıştır. Ortaya çıkan bazı sonuçlar korkutmaktadır. Orman kaybı, toprağın nemini azaltır; bölgedeki yağış miktarının azalmasına yol açacağından yöredeki akarsuların debilerinde de değişiklikler olacağı aşikardır. Orman bakımından yoksul kalan arazinin yüzeyi, aldığı güneş enerjisinin daha büyük bir bölümünü yeniden atmosfere yansıtır. Bu da yağış düzeyinde küresel ölçekli değişikliklere sebep olabilir. Dünya iklimindeki en büyük değişmenin, yangın ormansızlaştırma nedeniyle atmosferde karbondioksit artışından ortaya çıkacağı sanılmaktadır. Küresel çaptaki böyle bir artış, sıcaklığın tüm dünyada yükselmesine neden olabilecek ölçüdeki ışıl kızılaltı ışınımı(termik enfraruj radyasyonu) soğumaya yetecek kadar karbondioksitin atmosferde birikmesini sağlayabilir. Bu olaya sera etkisi denmektedir. Bu durum, Antarktika ve Grönland’daki buz katmanlarının erimesiyle birlikte dünyanın alçak kıyı bölgelerinin su baskınına uğramasına neden olabilecektir. Uzmanlar arasında bu öngörü konusunda belirsizlikler olsa da bu olasılığa dikkat etmek durumundayız. Küresel yağış biçimlerinde bile değişiklikler olabilir. Bu da tarımsal alanlarda değişime neden olacaktır.

Tags: , , , , ,

Orman Kaynaklarının Yok Edilme Sebepleri

Aralık 15th, 2009 by admin | 1 Comment | Filed in Orman

Kereste üretimi ve tarımsal arazi kazanma nedeniyle Orman bölgelerinin çıplaklaştırılması yanında, bölgede maden kaynaklarının da bulunduğu ve bu madenleri çıkarmak ve taşımak için açılan yollarda tropikal ormanların yok olmasına neden olmaktadır. Ağaç kesimi, ekonominin farklı iki yönü ile yapılmaktadır.

  • Sanayi hammaddesi olarak sert odunlu tropikal ağaçlar kesilmekte;
  • Toplumun en yoksul kesimlerince yakacak odun olarak toplanmaktadır.

Kereste Üretimi

Tropikal (Dönence) sert kereste üretimi 1950’ ler den beri Avrupa’ya, Japonya’ya ve Amerika’ya satılmaktadır. Asya’nın güneydoğu ormanlarının hafif sert odunlu ağaçları özellikle Endonezya, Malezya ve Filipinlerde tehlikeli bir hızla kesilmektedir. Bu bölgedeki bir Japon firması, ağaç yonga hazırlamak için alçak arazideki yağmormanlar-agac-kesimiur ormanlarından kereste üretmektedir. Tropikal sert kerestelerin yüzeyleri oldukça homojendir. Ağaçlar çok iri olduğu için, aynı üstün niteliğe sahip büyük tahtalar elde edilmektedir.Sanayide tercih sebebidir. Orman yıkımı ve ormanların yok edilmesi, kereste üretiminden vazgeçilmesi ile sınırlı değildir. Kerestenin taşınması için açılan yollar içinde büyük ağaçlar kesilmekte ve bu kesilen ağaçların yıkılmasıyla etrafındaki bitki örtüsü zarar görmektedir. Bu yüzden Malay yarımadasının alçak kesimlerindeki ormanların kısa sürede tamamen yok olacağı hesaplanmaktadır. Tropikal bambu ormanları da benzer tehlikeler altındadır. Bambu kağıt sanayinin hammaddesidir.

Yakacak Odun Toplanması

odunEkonomik boyutun öteki ucunda ise, ormanlar, özellikle kurak bölgelerdeki ormanlar yakacak elde etmek için kesiliyor. Yakacak odun ve odun kömürü, 3. dünya ülkeleri ve bu ülkelerin yoksul insanlar için başlıca enerji kaynağıdır. Özellikle Hindistan, Çin, Kenya, Brezilya, Mısır gibi ülkelerde yakacak odun kullanımı çok fazladır. Odun sağlanmasının zor olduğu bölgelerde evcil hayvanların dışkıları kurutularak yakacak olarak kullanılmakta ve bunun neticesinde tarımsal alanlar hayvansal gübreden yoksul bırakılmaktadır. Himalaya dağlarında kadınlar, vadilerdeki köylerinden gruplar halinde ayrılarak, dağların yamaçlarına tırmanıp buralardan yakacak odun toplamaktadırlar.Bu ise aile düzenini bozmaktadır. Afrika’nın yüksek kesimlerinde yada üçüncü dünyadaki çöl kenarlarında benzer uygulamalar halen devam etmektedir.Bu bölgedeki kentlerde bile yakacak oduna talep çok fazladır.

Tarımsal Uygulamalar

Ormansızlaşmanın bir başka sebebi tarımsal uygulamalardır. Gezici çiftçilerin sayısındaki artış, toprağın kendisini yenilemesine fırsat vermeden tekrar kullanılması ve araziyi genişletmek için sürekli ormanlar kesilmektedir. 17. yüzyıldan bu yana ilgili üç kıtanın hepsinde de geniş tropikal orman alanları açılarak yerlerine küçük işletmeler kurulmuştur.Malezya’nın dağ eteklerindeki ormanın yerin, kauçuk ve yağ palmiyesi ağaçları almıştır. Orta Amerika’da yağmur ormanlarından elde edilen otlaklarda sığır yetiştiriciliği yapılmaktadır. Amerika’nın sosis, hamburger etleri bu şekilde karşılanmaktadır. Jackson’un belirttiğine göre1980 li yıllarda Kosta Rika topraklarının üçte birinde, özellikle ABD ye ihraç etmek amacıyla hayvan yetiştiriciliği yapılıyordu. Avrupa ülkelerinin de bu tür istekleri Afrika’nın bazı bölgelerindeki sığır yetiştirilmesi ile karşılanıyordu.

Yağmur Ormanlarını Etkileyen Diğer Etkiler

Brezilya’daki demir madenleri yada Hindistan da’ki Bastar bölgesindeki geniş madencilik alanları bitki örtüsü ve hayvanları yok etmektedir. Trans-Amozon karayolu yada Trans- Sumatra karayolu gibi yeni karayolları balta girmemiş ormanların içinden geçmekte ve hatta bazı teşviklerle buralarda yerleşim alanları açılmaktadır.Tropikal yağmur ormanlarının toprağına ve kaynağına yönelik bu tür etkilerin kesin sonucu ormansızlaşmadır.

yok-olan-ormanlar

Tags: , , , , , ,

Ülkeler ve ekonomilerine göre değişen Orman politikaları

Aralık 14th, 2009 by admin | 1 Comment | Filed in Orman

amazon-ormanlari

Dünyada 3 büyük yağmur orman kuşağı, Amozon havzasında, Afrika’nın Ekvator çevresinde, Güney ve Güneydoğu Asya’da yer almaktadır. Yağmur ormanı kuşakları bölgesinden uzaklaşıldıkça yağışlar azalır ve mevsimsel yağmurlar başlar. Yağmur ormanının yerini tropikal muson ormanı, ağaçlı tropikal çayırlar, daha zayıf bir tropikal çayır tipi ve yarı çöl çalılıklara bırakır. Gelişmekte olan ülkelerde bitki örtüsü büyük ölçüde yok edilmiştir. Sadece koruma altındaki yada ulaşılması güç alanlarda varlığını sürdürmektedir.

ormanDünyada, yukarda belirttiğimiz yağmur ormanları bölgesinde yaşayanlar, genellikle avcılık ve gezici çiftçilikle geçimlerini saplarlar. Bu şekilde yaşayanlar ormanları keserek veya yakarak tarla açmakta, buralarda muz yada patates gibi ürünler yetiştirip geçimlerini sağlarlar. Bu bölgelerde ormanlar gür olmakla birlikte verimi azdır. Dökülen dal ve yaprakların sürekli çürümesiyle üretkenliğini devam ettirirler. Orman;bir kez açılınca, arazinin üretkenliği kısa sürede azalır,zararlı otlar büyür ve açılmış tarlalar terk edilerek yenileri açılır. Eski açılan yerler ikinci bitki örtüsüyle kaplanarak zamanla tekrar verimli hale dönüşür.

Bu bölgelerdeki ülkeler kalkınma sürecine girince, yağmur ormanları, kereste, odun kömürü ve odun deposu olarak algılanır. Böylece hem gezici hem de yerleşik tarım etkilerinin altında kalan yağmur ormanları hızla azalmaktadır. Asya ve Afrika’da her yıl binlerce kilometrekarelik orman alanları yok olmaktadır. Diğer tropikal bitki örtüsü çeşitleri için durum daha vahimdir.Yeni tarımsal alan ve yakacak arayışıyla hızla yok edilmektedir.

Kalkınmış ülkelerde ise durum çok farklıdır. Yaklaşık 20 milyon metrekarelik bir alana sahiptirler ve bu alanları korumasını bilmektedirler. İstikrarlı kullanma ile bu alanlar korunmaktadır. Üretilen kereste ve diğer ürün miktarları tespit edilerek ormanın başka yerlerine yeni dikimler yapılarak azalmasını önlemektedirler. Tarımsal gelişme yönünden bir baskı yoktur.

Sonuç olarak gelişmiş ülkeler, ormanlarını koruma altına almayı başarmış iken, gelişmekte olan 3. dünya ülkeleri maddi kazanç elde etmek için kendi bölgelerindeki ormanları gün ve gün yok etmektedirler. Unuttukları ise, bölgelerindeki ormanların sadece onlara değil, tüm dünya insanlarına ait olduğu gerçeğidir.

Aşağıda görmüş olduğunuz kare, erkonomilerine göre orman politikalarının en canlı örneğidir. Yağmur ormanları ve ormanların tahribininin boyutlarını bizlere en iyi şekilde ifade eden bu resim, dünyanın ciğerleri olarak bilinen yağmur ormanlarının yok oluşunun resmidir.

yagmur-ormanlari

Konuya benzer bir makale olan “En fazla orman yakan ülkeler” isimli bir makale daha önce yayınlamıştık. Dünyada en fazla orman yakan ülkeler ile en fazla orman tahribi yapan ve ağaçlarını kesen ülkelerin ortak noktasının ise, gelir durumu iyi olmayan ve gelişmekte olan 3. dünya ülkeleri olmasıdır. Bu sorun ülkeler ekonomisi ve gelir düzeyi ile direk alakalı olduğu gibi; eğitim ve insanların çevreye duyarlığı ile de yakından alakalıdır. Merak edenler için; Dünyada En Çok Orman Yakan Ülkeler

Tags: , , , , , , ,

Belgrad Ormanları

Kasım 1st, 2009 by admin | 3 Comments | Filed in Orman

İstanbul’un göbeğinde gözlerinizi kapayıp derin bir nefes aldığınızda, ciğerlerinize oksijen doldurabileceğiniz kaç mekan sayabilirsiniz?

İstanbul’un iş hayatını, stresini, trafiğini, hava kirliliğini, sorunlarını unutturabilecek. Üzerimizden tüm yorgunluğumuzu ve negatifliğimizi alabilecek kaç mekan sayabilirsiniz?

belgrad_orman

Koca bir metropolün tam göbeğinde, şehrin merkezine 10 dakika uzaklığında, her mevsimin ayrı bir renk, ayrı bir tat olduğu, İstanbul’un ciğerleri Belgrad Ormanları.

İstanbul boğazının hemen batı yakasında bulunan ve 13.000 m2 alana yayılan Belgrad Ormanları; ince uzun ve hiç bitmeyecekmiş bir yol gibi önümüze çıkıverir. İlk olarak sağlı sollu yayılan dev meşe ve kayın ağaçları karşılar sizleri. Ve ardından gelen bir serinlik. İçinize çektiğiniz her nefeste, yenilenen havası. Sanki birden başka bir dünyaya giriş yapıyormuşsunuz hissi yaratıyor insanda. İstanbul’un ağaç denizi Belgrad Ormanları her tarafı; meşe, gürgen, kayın ve kestane ağaçları ile kaplı. Binlerce yıldır var olan bu ağaçlar, canlı bir tarihin tam göbeği. Binlerce yıldır var olan bu ağaçlar arasından, güneş kendi ışıklarını bile süzerek geçiriyor. Gözlerinizi kamaştıran bu ışık, ormanın sesiz uğultusu ve böceklerin mükemmel orkestrası adeta yeniden hayata başlama sevinci veriyor insana. Gün birden renksizden, en renkli gökkuşağına dönüşüyor. Hayat daha eğlenceli ve yaşamaya değer geliyor insana.

Belgrad Ormanları Adını Nereden Alır?

İstanbul’un bu eşsiz oksijen kaynağı, zamanının Osmanlı hükümdarı Kanuni Sultan Süleyman’ın Sırbistan seferi sonrası soluklandığı ve ismini koyduğu yer olarak bilinmektedir. 1521 yılında korunma altına alınan Belgrad Ormanları, günümüze kadar hiç bozulmadan gelmeyi başarmış, İstanbul’un eşsiz güzelliğidir. Kanuni Sultan Süleyman, Sırbistan seferinden sonra, daha önce Bizans köylülerinin yaşadığı bu topraklara, sefer sonrasındaki esirleri yerleştirir. İstanbul’un tüm su ihtiyacının karşılandığı bu topraklara Avyat köyü olarak bilinse bile, bu civarda oturan herkes buraya Belgrad demekteydi. Bu isim orman ile beraber alınarak, ismi Belgrad Ormanları olarak günümüze kadar gelmiştir.belgrad-ormanlari-resimleri

Karadeniz’den gelen hırçın rüzgar, ağaçların dallarını sallarken, gökyüzünden inen ışık yapraklar arasından süzülerek yüzümüze vurmaktadır. Serinlik ve oksijeni %100 olarak hissedebildiğimiz bu eşsiz orman içerisinde, insan tüm stres ve yorgunluğunu unutmaktadır. İstanbul’un ciğerleri, günümüzde 25 bin kişilik bir kullanım alanı sunmaktadır. Her gün binlerce farklı insan tarafından ziyaret edilen eşsiz ormanlar, günümüzün İstanbul insanı için vazgeçilmezidir.

Belgrad Ormanları ve Bentler

Ormanın içerisinden iki yana savrulan dev gibi ağaçların arasında ilerlerken karşımıza çıkan devasa bentler insanları bunlar nasıl yapıldı denilecek kadar etkiliyorlar. Büyüleyici bentler, Belgrad Ormanları içerisindeki yerini İstanbul’un su ihtiyacını karşılaması amacı ile yapılmıştır. Bentler bugün su ihtiyacını karşılamasalar bile; içerisindeki büfeler, bisiklet yolları, yürüyüş parkurları ile farklı amaçlara hizmetini devam ettiriyor. Belgrad Ormanları, 3 ayrı su bendi bulunmaktadır. Bunlar; Topuzlu Bendi (1750), Valide Bendi (1796), II. Sultan Mahmut Bendi (1839). Orman içerisine tarihi bir hava katan su bentleri, mistik karmaşayı yeşil ile beraber olarak sunuyor bizlere.

belgrad-ormanlari-kroki

Ve Belgrad Ormanları Atatürk Arboretumu

Belgrad Ormanlarının en eşsiz yerlerinden biride şüphesiz Atatürk Arboretumudur. 2000’i aşkın bitki çeşidine ev sahipliği yapan arboretum, içerisinde bir çok farklı ağaç ve bitkiyi büyütüyor. Atatürk Arboretumu, İstanbul ikliminde yaşayabilen bütün bitkilere ev sahipliği yapıyor desek yanlış bir tabir kullanmış olmayız sanırsak. Bu Arboretum da hemen her ağaçtan bir örnek var. Çin mızrak ağacından tutunda, sekonya ağacına kadar, lale ağacından tutunda, kestane ağacına kadar hemen her ağaç Atatürk Arboretumu içerisindeki yerini almış, Belgrad Ormanlarında.

Biyolojik faydaları, ruhsal iyileştirmesi, sanat düşünlüğü ve tüm ihtişamı ile doğanın en güzel yanı, İstanbul’un tam ortasında yaşıyor. Yüz yıllardır yaşayan Belgrad Ormanları, günümüzde ilk görenleri kendisine hayran bırakacak kadar ihtişamlı ve asil. Doğanın ve renklerin bu mükmmel cümbüşü, orman ve çiçek kokusu ile beraber sunan Belgrad Ormanları insana yaşadığını anlatacak nadir yerlerden biridir.

belgrad-orman-plani

Tags: , , , , , ,