Deprem
Haziran 30th, 2009 by admin | Filed under Deprem.
Deprem; yeri, zamanı ve büyüklüğünün belirlenmesi üzerine ihtiyaç duyulan ve üzerinde en çok çalışılan doğa olayıdır. Her boyutu belirsiz olan bu doğa olayından korunmanın yolu etkilerini yapının her aşamasında dikkate almakla mümkündür. Bu aşamalar tasarım, proje, yapım ve kullanımdır. Bunlardan birinde deprem etkisi dikkate alınmamış ise yapının ve dolayısıyla buradaki yaşamın depreme dayanıklı olduğunu söylemek mümkün değildir. Depreme dayanıklı bir yaşam için depreme dayanıklı yapı yapmak tek başına yeterli değildir. Çünkü depremden korunmanın en önemli yolu deprem öncesi, anı ve sonrası yapılacakları bilinçli bir biçimde yapmakla mümkündür. Aksi halde alınan önlemlerin başarıya ulaşmasının beklenemeyeceğini 17 Ağustos 1999 depremi açık seçik ortaya koymuştur. Birçok depremde yapılar hasar görmediği halde insanlar nasıl davranılacağını veya yakınlarını nasıl kurtarılacağını bilmediğinden birçok can ve mal kaybı olabilmektedir. Deprem üzerine ülkemizde ve dünyada yapılan bilimsel çalışma verilerini dikkate alarak depremi kaderimiz olmaktan çıkarmak için bilinçli yapı tüketicisi, sivil toplum örgütleri, teknik personel, eğitim kurumları, yerel yönetimler ve devletin ilgili kurumlarının koordineli çalışması ile mümkündür. Bu birimlerden birinin gereken önemi vermemesi durumunda başarıya ulaşılamaz. Bu konudaki yönetmeliklerin yeni gelişmeleri içermesi ve uygulamasının kontrolü yaptırım gücü olan kurum ve kuruluşlarca sağlanması gerekir. Aksi halde taraflardan birisinin üzerine düşeni yapmadığı zaman böyle bir yaşamdan söz edilemez.
Depremin etkili olduğu alanın çok büyük olmasından dolayı laboratuarda tam olarak inceleme altına almak mümkün değildir. Bunun için deprem etkilerinin yapılar, doğa ve canlılar üzerindeki etkilerinin incelenmesi depreme dayanıklı yaşamın özünü oluşturmaktadır. İnsanoğlunun depremi depremlerden öğrendiği düşünülürse deprem sonrası incelemelerin önemi daha da iyi anlaşılır. Bu nedenlerden dolayı depremin her etkisi bundan sonra olması muhtemel bir depremde alınması gereken önlemin bir belirtisidir. Her depremin kendine has bir özelliği olmakla birlikte diğer depremlerle ortak yönü daha fazladır. Dolayısıyla her deprem incelemeye konu olan bir laboratuardır. Yakın tarihte yaşadığımız büyük depremlerde çeşitli canlıların davranışı, havanın durumu ve yeraltı ve yer üstü sularının hareketi insanlara bu konuda açıklayıcı fikirler vermiştir.

Deprem sonrası yapılacaklar, kurtarma, sağlık, barınma –beslenme, güvenlik ve yapı kontrolü olarak saymak mümkündür. Bunlar çok geniş kapsamlı konular olmakla beraber burada yapı teknik personeline düşen yapıların hasar durumuna göre kullanıma uygun olup olmadığının belirlenerek en azından artçı depremlerde riski ortadan kaldırmaktır. Bu aşamalardan sonra ortaya çıkan diğer bir teknik inceleme ise yapıların hasar derecelerinin belirlenerek yıkım veya onarım-
güçlendirme ihtiyaçlarının belirlenmesidir. Ülkemiz ekonomisinin kısıtlı ve yapı maliyetinin yüksek olmasından dolayı yapıların tekrar depreme dayanıklı hale getirerek kullanıma açılması gerekir.
Bilindiği gibi deprem en büyük doğa felaketlerinden bir tanesidir. Bu doğa felaketine karşı koymak ancak büyük duyarlılık ve hassasiyetle gerçekleştirilebilir.
Tags: Deprem, deprem felaketi, deprem nedir, doğa, felaket



doğa felaketleri arasında en açımasız olanı deprem. çok hızlı gelişen bu felaket ne olduğunu anlamadan bir çok şeyi senden götürebiliyor. ALLAH kimseye yaşatmasın.
Deprem doğa olayıdır. Keşke Deprem olayınada DUR diyebilsek. Çünkü diğerlerine Dur dedik ve Durdu!!! Felaket olayları karşısında insanlarımız çok duyarsız.
deprem nedir sorusu tüm insanlara yedirilmelidir. Milletleri inanılmaz ağır sonuçlarda etkileyecek kadar güçlü olan bu doğa felaketi hakkında herkes bilinçli olmalıdır. deprem nedir bilmeden, depremden korumak mümkün değildir.
[...] Deprem anında yapacak fazla bir şeyimiz olmaz ama depreme hazırlıklı isek en azından deprem sonrası neler yapılabileceği bilirsek, deprem afetinden en az yıkım ile kurtuluruz. Hastanelerimizi deprem anında sağlıklı hizmet verecek durumda tutarsak, ölenlerin arkasından “Fatiha” okusak da, yaralılarımıza daha iyi hizmet sunulabilir. Tabii ki, bunun için hastanelerimizi deprem sırasında yıkılmayan dayanıklı yapılar haline getirmemiz gerekiyor. Sonra okullarımız. Milyonlarca öğrencimizin eğitim gördüğü okullarımız çok sağlıklı yapılar olmalı. Bir toplum genç ve dinamik nesillerini kaybederse, geleceğini de kaybetmiş olur. Deprem sonrası psikolojik destek şarttır. Bunlar bir plan çerçevesinde uygulanabilmelidir. Marmara ve Düzce deprem sonrası bizlere gösterdi ki; küçük çocuklarımıza psikolojik destek verilmezse, yüzleri gülmüyor. Bu çocukları yedirip, içirip hatta eğlendirmek gerekir. Bunları yapabilecek teşkilatlarımız olmalı. Diyelim ki İstanbul depremi 50 sene sonra olacak. O zaman yapacağımız çok şey olur. Bu süre İstanbul’u adam etmeye yeter. İşin başında, depreme dayanamayan yapılar yıkılıp, yerlerine daha güçlüleri yapılmalıdır. Hatta bazı semtler yeniden inşa edilmelidir. Ata şehri örnek verebiliriz. Hem modernleşip hem de dayanıklı yapılarla depreme hazırlıklı olabiliriz. [...]